Apartmanda Elektrikli Aracı Şarj Etme Dönemi Bitti mi?
- Çok daireli binalarda 23 Haziran 2026 sonrası bireysel şarj istasyonu başvuruları kabul edilmiyor; başvuruyu artık site yönetimi yapıyor ve blok başına tek bir ortak tüketim tesisatı kurulabiliyor.
- Tapulu otoparkı olup ana altyapıda değişiklik gerektirmeyenler, kat maliklerinden imza toplamadan mevcut tesisat üzerinden güç artırımı yaparak kurulum yapabiliyor; altyapı yenilemesi gerekiyorsa çoğunluk onayı aranıyor.
- Kendi dairesinin prizinden mobil cihazla yapılan yavaş şarj ayrı başvuru gerektirmese de, standart ev prizinin sürekli yüksek akıma uygun olmaması nedeniyle güvenlik açısından riskli kabul ediliyor.
Apartmanda Elektrikli Araç Şarjı Bitti mi? 23 Haziran 2026 Kararları Ne Anlama Geliyor?
Elektrikli araç sahibiyseniz ya da yakın zamanda bir EV almayı düşünüyorsanız, 23 Haziran 2026 tarihi sizin için bir dönüm noktası olabilir. AYEDAŞ, Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ gibi elektrik dağıtım şirketlerinin devreye aldığı yeni bağlantı kuralları, "arabamı evimde şarj ederim" planını kökten değiştiriyor.
Özellikle apartman ve site sakinleri için tablo artık bambaşka: Çok daireli binalarda bireysel şarj istasyonu başvuruları resmen tarihe karışıyor. Peki bu gerçekten kötü haber mi, yoksa uzun vadede herkesin işine yarayacak bir düzenleme mi? Yazının sonunda kendi durumunuzun hangi kategoriye girdiğine dair fikir sahibi olabilirsiniz.
Yeni Şarj Düzenlemesine Neden İhtiyaç Duyuldu?
Türkiye'de elektrikli araç sayısı son birkaç yılda katlanarak arttı. Bu artış sevindirici olsa da, şehirlerdeki elektrik altyapısı bu hıza aynı tempoda ayak uyduramadı. Her dairenin kendi otopark alanına ayrı bir şarj cihazı kurması demek, onlarca yıllık binaların kolon hatlarına, kofrelerine ve trafolarına hesapta olmayan yükler binmesi demek.
Bir apartmanda beş altı araç aynı anda şarja takıldığında yaşanabilecek voltaj düşüşleri, sigorta atmaları ve hatta yangın riskleri, dağıtım şirketlerinin masasında ciddi bir dosya olarak duruyordu.
İşte bu yüzden yeni kurallar, bireysel çözümlerin yarattığı kaosu ortak ve planlı bir altyapı modeline dönüştürmeyi hedefliyor. Yani mesele "şarjı yasaklamak" değil. Şarjı kontrollü, projelendirilmiş ve binanın taşıyabileceği bir çerçeveye oturtmak. Bu ayrımı baştan yapmak önemli, çünkü sosyal medyada dolaşan "artık evde şarj yasak" söylemi gerçeği tam yansıtmıyor.
Tapulu Otoparkı Olanlar İçin Şarj İstasyonu Kurulumu
Yeni düzenlemenin belki de en çok merak edilen kısmı burası. Eğer otoparkınız tapuda sizin adınıza kayıtlıysa ve kuracağınız şarj istasyonu binanın ana altyapısında herhangi bir değişiklik gerektirmiyorsa, önünüz hâlâ açık. Kolon hattına, kofreye dokunmadan, mevcut tesisatınız üzerinden güç artırımı yaparak kurulumunuzu gerçekleştirebilirsiniz. Üstelik bunun için diğer kat maliklerinden tek tek imza toplamanıza da gerek yok.
Ancak burada kritik bir eşik var: Altyapı değişikliği.
Eğer elektrik tesisatının veya hattın yenilenmesi gerekiyorsa, işler değişiyor. Bu durumda kat maliklerinin en az yüzde 51'inin onayı ya da site genel kurulundan çıkacak bir karar şart. Yani komşularınızla ilişkileriniz artık şarj istasyonunuzun kaderini belirleyen somut bir faktör haline geliyor. Bir apartman toplantısında gündem maddesi olarak "şarj istasyonu altyapısı" görmeye alışsak iyi olur.
Peki kendi tesisatınızın yeterli olup olmadığını nereden bileceksiniz? Bu noktada bir elektrik mühendisine veya yetkili bir kurulum firmasına yaptıracağınız keşif, atacağınız ilk adım olmalı. Mevcut sayacınızın gücü, kablo kesitleri ve panonuzun kapasitesi, sürecin hangi yoldan ilerleyeceğini belirleyecek.
Çok Daireli Binalarda Değişen Şarj İstasyonu Kuralları
Gelelim düzenlemenin en sert kısmına. İkiden fazla bağımsız bölümü olan yapılarda, yani tipik bir apartmanda veya sitede, ortak alanlara kişiye özel şarj istasyonu kurma başvuruları artık kesinlikle kabul edilmiyor. "Ben otoparktaki kendi köşeme cihazımı taktırırım, kimseyi ilgilendirmez" dönemi resmen kapandı.
Bunun yerine gelen model şu: başvuruyu artık birey değil, site veya apartman yönetimi yapacak. Karar defterine işlenmiş bir çoğunluk rızası alınacak ve şarj alanı, ortak kullanıma yönelik olarak, ayrı bir tesisat ve ayrı bir sayaçla projelendirilecek. Yani elektrikli aracı olan komşunuzla aynı şarj noktasını paylaşacaksınız ve tüketim, bağımsız bir sayaç üzerinden ölçülecek.
Projelendirme tarafında da sınırlar netleşmiş durumda. Bir veya iki daireli yapılarda şarj istasyonu için ayrı bir abonelik ya da sayaç verilmeyecek; sistem dairenin kendi sayacından veya ortak alandan beslenecek. Çok daireli bloklarda ise daire bazında ayrı tesisatla hazırlanan bireysel şarj projeleri onaylanmayacak ve blok başına en fazla bir adet ortak tüketim şarj tesisatı kurulabilecek.
Bu noktada apartman yönetimlerine büyük iş düşüyor: Kaç dairede elektrikli araç var, önümüzdeki yıllarda kaç kişi almayı planlıyor, mevcut trafo ve pano kapasitesi kaç aracı kaldırır?
Bu soruların cevabı olmadan yapılacak bir kurulum kısa sürede yetersiz kalabilir. Öte yandan madalyonun öbür yüzü de var: Ortak tesisat. Tek başınıza üstleneceğiniz altyapı ve cihaz masrafının bina genelinde paylaşılması, kişi başına çok daha makul bir maliyet anlamına geliyor.
Priz ve Mobil Şarj Cihazıyla Şarj Etmek Hâlâ Mümkün mü?
Kullanıcıların sosyal medyadaki yorumlarına bakıldığında bir tema açık ara öne çıkıyor: "Evin içinden prizle takarım, kafam rahat olur."
Pencereden kablo sarkıtmaya devam edeceğini yarı şaka yarı ciddi yazanlar, 2-3,7 kW'lık mobil şarj cihazlarının bu kurallardan etkilenip etkilenmediğini soranlar derken, düzenlemenin en tartışmalı gri alanı da kendiliğinden ortaya çıkmış durumda.
Teknik olarak bakıldığında bu düzenlemeler, şarj istasyonu kurulumunu, projelendirmeyi ve güç artırımı süreçlerini hedefliyor; dairenizin kendi prizinden mobil cihazla yapılan yavaş şarj ise ayrı bir başvuru gerektirmeyen, sayacınızdan geçen sıradan bir tüketim gibi görünüyor. Ancak "kafam rahat" demeden önce iki gerçeği masaya koymak gerek.
- Güvenlik: Standart bir ev prizi, saatlerce kesintisiz yüksek akım çekmeye göre tasarlanmış değildir. Camdan sarkıtılan uzatma kabloları, bahçeden geçirilen seyyar hatlar ve makaralı kablolar, ısınma ve yangın riskinin ders kitabı örnekleridir.
- Hukuki Zemin: Kablonuz kendi dairenizden çıkıp ortak alandan, cepheden veya bahçeden geçiyorsa, komşularınızın buna itiraz hakkı her zaman saklıdır. Yani priz yöntemi kağıt üzerinde bir kaçış yolu gibi dursa da, ne aracınız için verimli ne binanız için güvenli ne de komşuluk hukuku açısından garantili bir çözüm.
Netlik isteyenlerin, kendi dağıtım şirketinden yazılı görüş alması en sağlıklısı. Bu arada müstakil ve köy evi sahipleri rahat bir nefes alabilir: bir-iki daireli yapılar zaten ayrı kurallara tabi ve duvar ünitenizi kendi sayacınızdan beslemeye devam edebiliyorsunuz. Yanıtlar arasında en sık sorulan "villamda sıkıntı var mı" sorusunun cevabı büyük ölçüde "hayır".
Düzenlemeye Gelen Tepkiler: İki Karşıt Görüş
Tepkilerin belki de en ilginç yanı, tek bir öfke dalgası yerine iki zıt kampın oluşması.
Bir tarafta düzenlemeyi alkışlayanlar var: Kontrolsüz kurulumların "bir bela" olduğunu, ev elektriği tarifesiyle araç şarj etmenin haksız bir avantaj yarattığını, hatta bazı kullanıcıların ek sayaç çektirerek kademeli tarife sınırlarını fiilen aştığını ve kuralların tam da bunu hedeflediğini savunanlar.
Bu taraftakilere göre ortak tesisat bir kolaylık: Birden fazla şarj noktası kurulur, herkes o an müsait olan cihazı kullanır ve yalnızca kendi tüketimini öder.
Karşı kampın itirazları da az değil.
En güçlüsü, "blok başına en fazla bir tesisat" kuralının ölçeği tamamen görmezden gelmesi: Beş daireli bir blokla elli beş daireli bir bloğa aynı sınırı koymak, büyük sitelerde kapasite sorununu daha kurulmadan garanti ediyor.
Buna, evde şarj imkânı belirsizleşirse elektrikli araç almanın cazibesini yitireceği endişesi ve "şarj lobisi devrede, vatandaş halka açık istasyonlara mahkûm ediliyor" şüphesi ekleniyor.
Bir de işin regülasyon kalitesine dair eleştiri var: Kuralların paydaşlara sorulmadan, uzun vadeli bir yol haritası olmadan çıkarıldığı ve daha önce olduğu gibi tepki büyüyünce revize edilebileceği görüşü, sektörü takip edenler arasında hiç de azınlıkta değil.
İki kampın da haklı olduğu noktalar var ve asıl cevapsız sorular şimdilik ortada duruyor: Düzenleme öncesinde usulüne uygun kurulmuş istasyonlara ne olacak?
Kurallar şimdilik üç dağıtım şirketinin bölgesini kapsıyor; peki BEDAŞ gibi diğer bölgelerdeki aboneler için takvim ne? Bu belirsizlikler netleşene kadar tartışmanın soğumayacağı açık.
Kısıtlama mı, Düzenli Bir Geleceğe Geçiş mi?
23 Haziran kararlarını tek cümleyle özetlemek gerekirse: bireysel çözümler dönemi kapanıyor, kolektif planlama dönemi başlıyor. Evet, "kendi cihazım, kendi köşem" konforunu kaybeden apartman sakinleri için bu bir kısıtlama. Ama aynı zamanda, kontrolsüz kurulumların yaratacağı altyapı sorunlarına ve güvenlik risklerine karşı alınmış bir önlem olduğu da açık.
Bu noktada atılacak adımlar da belli:
- Tapulu otoparkı olup altyapı değişikliği gerektirmeyenler güç artırımı başvurusunu yapıp yola devam edebilir.
- Apartman ve site sakinlerinin ise konuyu ilk genel kurulda gündeme aldırıp çoğunluk rızasını örgütlemesi ve keşif için yetkili bir firmayla görüşmesi gerekiyor.
- Bireysel başvuru kapısı kapandığı için, ortak iradeyi harekete geçiremeyen binalarda şarj imkânı fiilen ertelenmiş oluyor.
- Komşunuzun elektrikli araca bakışı, artık sizin şarj konforunuzu doğrudan etkiliyor.
Kesin olan bir şey var: Elektrikli araç sahipliği artık oturduğunuz binanın ortak kararlarına bağlı bir yaşam planlaması meselesi.
Peki siz hangi kamptasınız?
Bu düzenleme kontrolsüz kurulumların önüne geçen yerinde bir adım mı, yoksa elektrikli araca geçişi frenleyen ve vatandaşı halka açık istasyonlara iten bir engel mi?
Beş daireyle elli beş daireye aynı "blok başına bir tesisat" sınırını koymak sizce ne kadar adil?
Mobil şarj cihazıyla prizden şarja devam etmeyi mi planlıyorsunuz, yoksa binanızda ortak tesisat için harekete geçtiniz mi?
Deneyimlerinizi ve görüşlerinizi paylaşın. Yaşadığınız süreç, aynı kararsızlığı yaşayan okurlara da yol gösterebilir.
Bu yazıyı apartman WhatsApp grubunuzda paylaşarak komşularınızla tartışmayı başlatmak da fena bir ilk adım sayılmaz.
Yazar Hakkında
Operations Manager | Oto Seç
Ferat Yıldırhan, Oto Seç bünyesinde Operations Manager olarak görev yapmakta olup operasyonel süreçlerin planlanması, yönetimi ve sürekli iyileştirilmesinden sorumludur. İstanbul Beykent Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Yıldırhan, analitik bakış açısı ve süreç odaklı yönetim yaklaşımıyla kurum içi verimliliğin a...