Diyarbakır, tarihi dokusu, zengin mutfağı ve misafirperver insanlarıyla ülkemizin en özel şehirlerinden biridir. Bu şehirde gezerken hem tarihe tanıklık edecek hem de unutulmaz lezzetlerin tadını çıkaracaksınız. Üstelik Oto Seç Rent A Car’dan kiraladığınız aracınızla bu keşifleri konforlu ve keyifli bir şekilde gerçekleştirebilirsiniz. İşte Diyarbakır’da gezilecek yerler ve yenilecek lezzetler!
Diyarbakır'ın kalbinde, tarihi ve kültürüyle büyüleyen bu yerleri keşfetmeye ne dersiniz? Şehir merkezinde, adeta zamanın durduğu sokaklarda dolaşıp, geçmişin izlerini takip edebileceğiniz birbirinden etkileyici noktalar sizi bekliyor. İşte bu özel şehirde mutlaka görmeniz gereken yerler!
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bu ihtişamlı surlar, şehrin tarihi dokusunun en güzel örneklerinden biridir. Yaklaşık 5 kilometre uzunluğunda olan surların üzerinde yürüyüş yaparak şehri kuş bakışı izleyebilirsiniz. Oto Seç Rent A Car’dan kiraladığınız aracınızla bu tarihi alana kolayca ulaşabilirsiniz.
Size küçük bir tavsiye Surların en etkileyici manzarasını yakalamak için gün doğumu ya da gün batımında ziyaret edin. Fotoğraf çekmek için ideal bir zaman!
Dicle Nehri üzerinde yer alan bu köprü hem manzarasıyla hem de tarihi dokusuyla mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri. Köprüden geçerken Dicle Nehri’nin huzur veren sesi size eşlik edecek.
Mutlaka köprü çevresindeki çay bahçelerinde mola verip taze demlenmiş çayın tadını çıkarabilirsiniz.
Mezopotamya'nın en bereketli topraklarında bulunan Hevsel Bahçeleri, doğanın tüm renklerini görebileceğiniz bir cennet. Şehrin kalabalığından uzaklaşıp biraz nefes almak isteyenler için birebir.
Aynı zamanda Hevsel Bahçeleri, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük kuş cenneti olma özelliğini taşıyor.
Anadolu’nun en eski camilerinden biri olan Ulu Camii, hem mimarisi hem de tarihi atmosferiyle dikkat çekiyor. Camiye girerken tarihin derinliklerine yolculuk yaptığınızı hissedeceksiniz.
Cami çevresindeki tarihi çarşılarda gezinerek hediyelik eşyalar satın alabilirsiniz. Özellikle bakır işçiliği ürünleri oldukça ilginizi çekebilir.
Diyarbakır’a gelip de Hasan Paşa Hanı’nda güzel bir kahvaltı yapmadan dönmek olmaz. Tarihi bu hanın avlusunda oturup yöresel kahvaltıların ve taze demlenmiş çayın tadını çıkarabilirsiniz. Serpme kahvaltıda sunulan otlu peynir, tereyağı ve Diyarbakır çöreği gibi yerel tatları mutlaka deneyin.
Kahvaltının ardından han içinde bulunan dükkânları gezebilir, yerel el sanatlarına ait ürünler satın alabilirsiniz. Özellikle el yapımı bakır işlemeleri ve yöresel dokuma ürünleri ilginizi çekecektir. Hanın tarih kokan taş duvarları arasında dolaşırken, tarihle iç içe bir atmosferde kendinizi bulacaksınız.
Tarihi ve mimarisiyle dikkat çeken Dört Ayaklı Minare, özellikle fotoğraf tutkunlarının uğrak noktasıdır.
Dört Ayaklı Minareye gitmişken Çevredeki dar sokaklarda yürüyüş yaparak, Diyarbakır’ın geçmişine açılan kapıları keşfedebilirsiniz.
Diyarbakır surlarının en etkileyici burçlarından biri olan Keçi Burcu, manzara ve tarihi dokunun birleştiği özel bir mekandır.
Burçtan gün batımını izlemek için akşamüstü ziyaret edin. Yanınıza fotoğraf makinesi almayı unutmayın.
Sülüklü Han, 1683 yılında inşa edilmiş olup, adını geçmişte avlusundaki kuyuda yaşayan küçük sülüklerden almıştır. Osmanlı döneminde ticaretle uğraşan tüccarların konaklama ve dinlenme yeri olan han, günümüzde tarihi atmosferiyle ziyaretçilerini büyülemektedir. Kesme bazalt taşlardan yapılmış mimarisi, Diyarbakır’ın geleneksel taş işçiliğinin en güzel örneklerinden biridir.
Hanın geniş avlusunda oturup tarihin izlerini hissederken melengiç kahvesi ve reyhan şerbetini mutlaka deneyin. Bu otantik içecekler, hanın tarihi atmosferine eşsiz bir lezzet katıyor.
Özellikle sabah saatlerinde hanın sakinliği eşliğinde keyif yapmak için burayı ziyaret edebilirsiniz. Tarihi dokunun en iyi hissedildiği bu anlarda bol bol fotoğraf çekmeyi unutmayın!
Ünlü şair Cahit Sıtkı Tarancı’nın doğduğu ev olan bu müze, Diyarbakır’ın kültürel mirasını gözler önüne seriyor.
Ahmed Arif’in anısını yaşatan bu müze, edebiyat severler için özel bir durak.
Diyarbakır’ın zengin tarihini daha yakından tanımak isteyenler için Arkeoloji Müzesi mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerden biridir. Müze içerisinde yer alan tarihi Saint George Kilisesi ise mimarisiyle dikkat çeker ve şehrin çok kültürlü geçmişine ışık tutar. 6. yüzyılda inşa edilen bu kilise, Bizans dönemi taş işçiliğinin eşsiz bir örneğidir. Özellikle iç mekanındaki taş kabartmalar ve orijinal fresk izleri, sanat ve tarih meraklıları için büyüleyici bir deneyim sunar. Kilisenin atmosferi, zamana meydan okuyan bir sessizlikle doludur ve ziyaretçilere manevi bir huzur hissi verir.
Diyarbakır’daki Süryani cemaatinin ibadet ettiği bu tarihi kilise, mistik atmosferiyle dikkat çeker.
Restorasyonla eski ihtişamına kavuşmuş olan bu Ermeni kilisesi, mimarisiyle ziyaretçileri büyülemektedir
Dengbej geleneğini yakından tanımak ve etkileyici ezgiler dinlemek için uğramanız gereken özel bir mekan
Osmanlı döneminden kalma bu han, tarihi bir atmosferde konaklama veya keyifli bir mola için ideal.
Atatürk’ün Diyarbakır’da kaldığı bu köşk, tarihe tanıklık etmek isteyenler için önemli bir durak.
Şehrin en hareketli noktalarından biri olan Gazi Caddesi, Diyarbakır’ın nabzını tutan bir buluşma noktasıdır. Cadde boyunca sıralanmış birbirinden farklı mağazalar, şık butikler ve yöresel ürünler satan dükkanlarla alışveriş keyfinizi doyasıya yaşayabilirsiniz. Ayrıca, caddede yer alan kafelerde mola verip Diyarbakır’ın meşhur tatlarını deneyebilirsiniz. Günün yorgunluğunu atmak için melengiç kahvesi eşliğinde şehrin canlı atmosferinin tadını çıkarabilirsiniz. Cadde üzerindeki tarihi yapılar ve modern mekanlar, bu alanı hem geçmişi hem de günümüzü bir arada sunan eşsiz bir yer haline getiriyor.
Caddenin sonlarına doğru ilerlerken hediyelik eşya dükkanlarına mutlaka uğrayın. El yapımı takılar, bakır işlemeler ve yöresel dokuma ürünleri sevdikleriniz için harika birer hediye olabilir!
Diyarbakır’ın merkezinden uzaklaşıp, tarihi ve doğal güzelliklere sahip noktalara gitmek isteyenler için ideal bir rota Oto Seç Rent A Car’dan kiraladığınız aracınızla rahatlıkla keşfedebilirsiniz. İşte merkez dışındaki bazı özel noktalar:
Diyarbakır-Mardin karayolu üzerinde yer alan Zerzevan Kalesi, Roma dönemine ait eşsiz bir askeri yerleşimdir. Kale, görkemli surları, gözetleme kuleleri ve su sarnıçlarıyla ziyaretçilerine adeta bir tarih yolculuğu sunar. Zerzevan Kalesi'nin içerisinde yer alan Mithras Tapınağı ise özellikle gizemli yapısıyla dikkat çeker.
Zerzevan Kalesi'ni ve Mithras Tapınağı'nı ziyaret ederken yanınıza rahat bir yürüyüş ayakkabısı alın. Ayrıca gün batımında buradan Mezopotamya ovasını izlemek eşsiz bir deneyim sunacaktır.
Artuklu dönemine ait bu etkileyici köprü, 12. yüzyılda Artuklu Beyliği tarafından inşa edilmiş ve dünyanın en geniş taş kemerli köprülerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Köprünün kemeri, dönemin ileri mühendislik becerilerini gözler önüne serer. Sadece bir ulaşım yolu değil, aynı zamanda bir mimari şaheser olan Malabadi Köprüsü, Dicle Nehri’nin eşsiz manzarasına karşı fotoğraf çekmek isteyenler için ideal bir mekandır. Köprü, doğal güzellikleriyle büyülerken tarih meraklılarını da kendine çeker.
Ergani ilçesi yakınlarında yer alan Hilar Mağaraları, tarih öncesi döneme ışık tutan en önemli yerlerden biridir. Bu bölge, hem doğal oluşumları hem de insan eliyle yapılmış taş oyma mezarlarıyla dikkat çeker. Hemen yanı başındaki Çayönü, Neolitik döneme ait bir yerleşim alanıdır ve tarımın ilk izlerini taşıyan bir arkeolojik sahadır.
Tarihsel Önemi: Çayönü, insanlık tarihindeki ilk köy yerleşimlerinden biri olarak kabul edilir. Burada yapılan kazılarda, dönemin tarım aletleri ve mimari yapıları ortaya çıkarılmıştır. Hilar Mağaraları ise hem barınma hem de ibadet amaçlı kullanılmış olup, dönemin yaşam tarzına dair önemli ipuçları sunar.
Bölgeye yaptığınız ziyarette, doğal oluşumların ve tarihi kalıntıların bol bol fotoğrafını çekmeyi unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde gün ışığıyla aydınlanan mağaralar ve çevresi, harika bir görsel şölen sunar.
Diyarbakır’a yaklaşık 50 kilometre mesafede bulunan Eğil ilçesi, doğal güzellikleri ve kutsal mekanlarıyla huzur arayan ziyaretçiler için mükemmel bir kaçış noktasıdır. İlçenin en dikkat çeken yerlerinden biri, peygamber kabirlerinin bulunduğu alan ve bu alanın hemen yanı başındaki baraj gölüdür. Eğil, hem manevi bir yolculuk yapmak isteyenler hem de doğayla iç içe bir gün geçirmek isteyenler için ideal bir rotadır.
Tarih ve Maneviyat: Eğil’de, Zülkifl ve Elyesa peygamberlerin kabirlerinin yanı sıra, birçok sahabeye ait mezar da bulunmaktadır. Bu alan, inanç turizmi açısından oldukça önemlidir ve her yıl yüzlerce ziyaretçi buraya akın eder. Peygamber kabirleri, özenle korunan bir alan içinde yer alır ve maneviyat dolu bir atmosfer sunar.
Doğal Güzellikler: Eğil Barajı ve çevresi ise adeta bir doğa harikasıdır. Baraj gölü, turkuaz renkli sularıyla ziyaretçilerine huzurlu bir manzara sunar. Gölde tekne turlarına katılarak hem çevreyi keşfedebilir hem de keyifli bir zaman geçirebilirsiniz. Baraj çevresinde piknik alanları ve yürüyüş rotaları da bulunur, bu sayede doğanın tadını çıkarabilirsiniz.
Kral Mezarları: Eğil’in bir diğer dikkat çeken noktası ise tarihi kral mezarlarıdır. Kayalara oyulmuş bu mezarlar, bölgenin antik çağlardaki önemini gözler önüne serer. Dicle Nehri’nin üzerindeki dik kayalıklarda bulunan mezarlar, ziyaretçilere hem tarih hem de muhteşem bir manzara sunar.
Eğil’e giderken yanınıza mutlaka rahat ayakkabılar alın; hem peygamber kabirlerini ziyaret ederken hem de kral mezarlarını keşfederken bolca yürümeniz gerekebilir. Ayrıca, baraj gölünde tekne turu yapmak için kameranızı hazır bulundurun, çünkü burada yakalayacağınız manzaralar gerçekten eşsiz!
Eğil’in tarihi ve doğal güzelliklerini keşfetmek için Oto Seç Rent A Car’dan kiraladığınız araçla keyifli bir yolculuk yapabilir, bu eşsiz noktayı Diyarbakır gezinize mutlaka ekleyebilirsiniz.
Diyarbakır’a kar yağdığında, şehir merkezinden uzakta ama bir o kadar keyifli bir maceraya atılmak isterseniz rotanızı Karacadağ Kayak Merkezi’ne çevirebilirsiniz. Burası, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin tek kayak merkezi olma özelliğini taşıyor ve ziyaretçilerine unutulmaz bir kış deneyimi sunuyor.
Karacadağ Kayak Merkezi, Diyarbakır şehir merkezine yaklaşık 1.5 saatlik mesafede yer alıyor ve 1919 metre yüksekliğiyle bölgenin en yüksek noktalarından biri. Bu özellikleriyle, sadece Diyarbakır’dan değil, çevre illerden de çok sayıda ziyaretçi ağırlıyor.
Yanınıza sıcak içecek alın: Kayak yaparken kısa bir mola verdiğinizde sıcak bir çay ya da kahve eşliğinde manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.
Kar manzarasında fotoğraf çekimi: Karacadağ’ın tepesinden aşağı baktığınızda, beyaz örtüyle kaplanmış bir manzara sizi bekliyor. Bu anları ölümsüzleştirmek için fotoğraf makinenizi ya da telefonunuzu hazırlayın.
Karacadağ Kayak Merkezi’ne ulaşmak için en konforlu ve keyifli seçenek, Oto Seç Rent A Car’dan kiralayacağınız bir araç olacaktır. Yol boyunca çevredeki doğal güzellikleri keşfetmek ve dilediğiniz yerde durup manzarayı seyretmek tamamen sizin elinizde! Kendi aracınızla özgürce seyahat etmek, bu benzersiz doğa ve kış sporları deneyimini çok daha özel kılacaktır.
Sezon Tavsiyesi
Karacadağ Kayak Merkezi, genellikle Aralık ayından Mart ayına kadar yoğun kar alır ve bu dönem, kayak yapmak için en uygun zamandır. Eğer kış tatilinizi keyifli bir şekilde geçirmek istiyorsanız, Karacadağ sizin için mükemmel bir seçenek olacaktır.
Doğa severler ve fotoğraf tutkunları için Diyarbakır’ın en özel noktalarından biri olan Ergani Makam Dağı, adeta saklı bir cennet gibidir. Zirveye doğru yapılan yürüyüşler sırasında çevredeki doğal güzellikler ve tarihi izler dikkat çeker. Ergani Makam Dağı, ismini Hz. Zülkifl Peygamber’in makamından alır ve bu dağa manevi bir anlam yükler. Aynı zamanda dağın tepesine ulaştığınızda sizi geniş bir panoramik manzara karşılar.
Buradan Ergani’nin yemyeşil ovalarını, kıvrılan yollarını ve doğanın sunduğu diğer güzellikleri bir tablo gibi izleyebilirsiniz. Doğanın dinginliği eşliğinde ruhunuzu dinlendirebilir ve bol bol fotoğraf çekebilirsiniz. Özellikle gün doğumu ve gün batımı saatlerinde burası adeta bir görsel şölen sunar.
Ergani Makam Dağı’na doğru yola çıkarken, Oto Seç Rent A Car’dan kiraladığınız aracınızla keyifli bir sürüş yapabilirsiniz. Yanınıza rahat yürüyüş ayakkabılarınızı ve suyunuzu almayı unutmayın. Zirveye ulaştığınızda, bu eşsiz manzaranın tadını çıkarırken yanınızda getirdiğiniz atıştırmalıklarla küçük bir piknik de yapabilirsiniz.
Diyarbakır’ın Lice ilçesi sınırlarında yer alan Birkleyn Mağaraları, doğanın eşsiz güzelliklerini ve tarihin büyüleyici izlerini bir arada sunuyor. Bu mağaralar, Mezopotamya medeniyetlerinin izlerini taşıyan önemli bir arkeolojik alan olmasının yanı sıra, kendine özgü doğal yapısıyla da ziyaretçilerini büyülemektedir.
Mağaralar, adını bölgede bulunan doğal su kaynaklarından alır. Özellikle İlk Çağ döneminde Asur ve Babil uygarlıklarının kullandığı ticaret yollarının bir parçası olan Birkleyn Mağaraları, aynı zamanda birer saklanma ve ibadet alanı olarak da kullanılmıştır. Mağaraların duvarlarında Asur kralı III. Tiglath-Pileser'e ait kabartmalar yer alır. Bu kabartmalar, mağaraların yalnızca doğal bir güzellik olmadığını, aynı zamanda önemli bir tarihi belge niteliği taşıdığını göstermektedir.
Birkleyn Mağaraları, aynı zamanda Büyük İskender’e dair bir efsaneye ev sahipliği yapmaktadır. Rivayete göre Büyük İskender, ordularıyla bu bölgeden geçerken mağaraların çevresinde kamp kurmuştur. Yerel inanışlara göre mağaraların içindeki su kaynakları, “ölümsüzlük suyu” olarak anılır ve İskender’in bu suları aradığı söylenir. Bu efsane, mağaralara hem gizemli bir atmosfer hem de tarihi bir derinlik katmaktadır.
Birkleyn Mağaraları’na giderken doğanın sunduğu manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. Mağaraların içindeki doğal su kaynakları, sıcak yaz günlerinde serinlemek isteyenler için harika bir fırsat sunar.
Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde bulunan Taş Köprü, yerel halk arasında "Gelîyê Godernê" olarak bilinir ve bölgenin en etkileyici doğal güzelliklerinden biridir. Bu köprü, derin bir vadinin üzerinden geçen eşsiz taş yapısıyla dikkat çeker. Eski dönemlerde hem ulaşımı kolaylaştırmak hem de ticaret yollarını birbirine bağlamak amacıyla inşa edilen köprü, günümüzde doğa yürüyüşçüleri ve tarih meraklılarının uğrak noktasıdır.
Köprünün çevresindeki yemyeşil doğa, ziyaretçilere huzurlu bir atmosfer sunar. Özellikle bahar ve yaz aylarında, burada piknik yapabilir, doğanın tadını çıkarabilirsiniz. Gelîyê Godernê, yalnızca bir köprü değil, aynı zamanda bölgenin tarihine tanıklık eden bir anıttır. Köprüyü gezerken, çevredeki dağların ve vadilerin güzelliğini keşfetmeyi unutmayın.
Bu etkileyici köprüyü ve çevresindeki doğayı keşfetmek için Oto Seç Rent A Car'dan bir araç kiralayabilir ve yolculuğunuzu daha keyifli hale getirebilirsiniz. Özellikle erken saatlerde gitmek, hem kalabalıktan uzak olmanızı hem de fotoğraf çekmek için daha iyi ışık yakalamanızı sağlar.
Diyarbakır mutfağı, lezzetli yemekleriyle hem göze hem damağa hitap ediyor. Burada tattığınız her yemeğin, kentin zengin tarihi ve kültürel mirasından bir parça taşıdığını hissedeceksiniz. Gelin, bu eşsiz lezzetlerden bazılarını birlikte keşfedelim.
Diyarbakır mutfağının baş tacı olan kaburga dolması, içerisine bolca baharatlı pilav doldurulmuş kuzu kaburgasından yapılıyor. Tattığınızda, etin ağızda dağılan yumuşaklığı ve baharatların harmanladığı pilav sizi adeta mest edecek. Bu yemeği tadarken Diyarbakır mutfağının ne kadar zengin olduğunu daha iyi anlayacaksınız.
Eğer kalabalık bir grup olarak seyahat ediyorsanız, kaburga dolması mükemmel bir paylaşım yemeğidir. Özellikle şehir merkezindeki geleneksel restoranları tercih ederek bu lezzeti deneyebilirsiniz.
"Ciğer sabah mı yenir?" demeyin! Diyarbakır’da ciğer kebabı, kahvaltıdan itibaren gün boyu tüketilir. Taze lavaş ekmeği ve közlenmiş biber eşliğinde servis edilen bu kebap, kentin vazgeçilmez tatlarından biridir. Yanında bolca sumaklı soğan da mutlaka olmalı!
Diyarbakır’a gelenlerin çoğu, sabahın erken saatlerinde ciğer kebabı yemeyi bir gelenek haline getirmiştir. Siz de bu deneyimi yaşamak için meşhur ciğercilere uğrayabilirsiniz.
Kuzu eti ve patlıcanın ekşi sosla buluştuğu meftune, Diyarbakır sofralarının en sevilen yemeklerinden biridir. Ekşiyi sevenlerin favorisi olan bu yemek, yanında lavaş ve taze yoğurtla servis edilir.
Bu lezzeti denemek için yerel halkın tavsiye ettiği otantik restoranları tercih edebilirsiniz. Meftune’nin en iyi hali genelde odun ateşinde pişirildiğinde ortaya çıkar.
Görüntüsü kadar tadıyla da etkileyici olan duvaklı pilav, kuzu etiyle zenginleştirilmiş, tereyağında kavrulmuş enfes bir pilavdır. Üzerine serpiştirilen bademler ve baharatlarla şölene dönüşür.
Bu pilavı tadarken yanında bir bardak ayran içmeyi unutmayın. Diyarbakır usulü ayran, lezzeti tamamlayan en güzel içeceklerden biridir.
Cesur lezzetler arıyorsanız, mumbar dolmasını mutlaka denemelisiniz. İç pilavla doldurulmuş bağırsaklardan hazırlanan bu yemek, Diyarbakır’ın en geleneksel tatlarından biridir.
Mumbar dolmasını yerken üzerine bir miktar limon sıkmayı deneyin. Limonun verdiği ferahlık, bu yoğun lezzeti dengeleyerek yemeği daha keyifli hale getirecektir.
Tatlı severler için Diyarbakır, tam bir cennettir. Diyarbakır usulü künefe ve kadayıf, geleneksel yöntemlerle hazırlandığında tadına doyum olmaz. Şerbetin kıvamı ve peynirin lezzeti, bu tatlıları eşsiz kılar.
Tatlıların sıcak servis edilmesine dikkat edin. Özellikle kadayıfı deneyimlerken üzerindeki cevizlerin çıtırlığını fark edeceksiniz.
Yemeklerinizi Diyarbakır’a özgü içeceklerle taçlandırın. Menengiç kahvesi, yöreye özgü aromasıyla kahve deneyiminizi farklı bir boyuta taşırken, reyhan şerbeti ise ferahlatıcı bir içecek olarak masanızı renklendirir.
Bu otantik içecekleri denemek için Sülüklü Han gibi tarihi mekanları tercih edebilirsiniz. Hanın atmosferiyle birleşen bu tatlar, unutulmaz bir deneyim sunar.